Üniversiteler arası olimpiyat Universiade 2005, İzmir’de yapılmıştı hatırlarsanız. Universiade, Olimpiyat’tan sonra dünyanın en büyük ikinci spor organizasyonu. Bu da büyük yatırım, büyük tanıtım demek. İzmir, 2005’te 15.000 misafir ağırladı, 15.000 kişilik yeni bir stadyuma kavuştu ve tüm spor tesisleri yenilendi. İzmir, 1971’de de Akdeniz Oyunları’na ev sahipliği yapmıştı. İstanbul’un şimdilik bir Olimpiyat ihtimali olmadığını da düşünürsek, “hep İzmir hep İzmir” paradoksunu kıran tek etkinlik 2011 Universiade kış olimpiyat oyunları olacak.
Universiade nasıl bir organizasyon?
Universiade, Fédération Internationale Sports Univercity, yani, uluslararası üniversiteler spor federasyonu, yani FISU’nun 1923’ten beri düzenlediği üniversitelerarası oyunların, 1959’da aldığı resmi isim. Dünyanın en önemli spor federasyonu FISU, yazın ve kışın düzenlenen üniversite oyunlarını organize ediyor. Yirmi üçüncüsü İzmir’de düzenlendi, biz de yaygın olarak adını bu vesileyle duyduk. Yaz oyunlarında basketbol, voleybol, futbol, jimnastik, tenis, atletizm, yüzme, su topu ve eskrim zorunlu dallar. Bunlara, ev sahibi ülkenin istediği dört spor dalı daha ekleniyor. Kış olimpiyatlarında ise alp disiplini, kuzey disiplini, paten (hız ve artistik), hokey, biatlon ve ev sahibinin gönlüne göre iki dal daha mevcuttur. Mesela Erzurum “curling” derse, bizde de curling turnuvaları yapılacak demektir! Üniversite öğrencisi sporculardan oluşan milli takımların yarıştığı bu yarışma, yarışmacıların en performanslı yaşlarında olması sebebiyle kıran kırana geçer.
Palandöken, üst düzey kayakçıların mekânıyken bol karı ile güneşli havalarda biraz buz yapıyorsa da artık özellikle board’cuların gözdesi. Türkiye’nin en uzun, en dik pisti burada, 12 km, toplam uzunluk ise 28 km. Güzelliği ve kalitesi ile Sarıkamış ile kıyaslanıyor, Sarıkamış gibi orman içinde kaymıyorsunuz ama karın kristal yapısı Ejder Tepesi’ninkiyle aynı. Nefis bir manzarası var, modern gondol telesiyejlere sahip. Toplam 5 telesiyej var, kapasite de 4500 kişi. Üstelik şehir merkezine çok uzak değil, dağa çıkan yol Uludağ’daki gibi daracık ve dön dön bitmeyen türden değil, hatta gayet düz. Şehir merkezine yakın olunca da (aşağı yukarı 4 km) pistin civarında piknikçilere, tatilcilere rastlamak gayet mümkün. Palandöken’de kimse kimseye karışmıyor, siz de mis gibi sucuk kokuları ile board yapabiliyorsunuz. Palandöken’in otelleri de malzeme kiralama ve telesiyej ücretleri de Uludağ’a ve Erciyes’e göre daha hesaplı.
2011 kış üniversite oyunları, Erzurum’a çok şey kazandıracak. Spor tesisleri konusunda yapılacak yenilikleri bırakın, şehircilik anlamında da çok şey kazanacak Erzurum, (1992 olimpiyatından sonra Barcelona’nın bambaşka bir şehir haline geldiğini biliyor musunuz?). Palandöken’de misafirlerin ağırlanması için belediye arazisinde turistik dev bir otelin planlarına, galeri ve konferans salonları projelerine başlandı bile. Şehirde yapılması planlanan sosyal tesisler, Universiade bittikten sonra bölge halkının kültürel gelişimine katkıda bulunacak. Palandöken’deki yatırımlar, ileriki yıllarda daha mütevazı yaşayan halkın da kış sporları ile ucuz ve kaliteli şekilde ilgilenebilmesini sağlayacak.
Erzurum nasıl bir şehir?
Erzurum belediye başkanı Ahmet Küçükler, 2011 oyunlarının şehrinde düzenlenmesi için büyük çaba gösterdi. Rakibimiz, Slovenya’nın Maribor şehriydi. Türk heyeti, Torino’da kulis çalışmaları yaptı. Hatta Kayak Federasyonu başkanının sevinçten ağladığı söyleniyor.
Palandöken’in (bu yıl kar açısından biraz fakir olsa da) hak ettiği üne sahip olmamasının sebebi, tanıtım eksikliği. Avrupa’nın popüler kış sporları tesislerine tanıtım açısından zamanında büyük fayda getiren Universiade, bizce uygarlığın ilk zamanlarından beri bir yerleşim bölgesi olan, Urartulara, İskitlere, Perslere, Romalılara, Bizanslılara, Selçuklulara, Moğollara ev sahibi olan Erzurum’un popülaritesini de epey artıracak.
Erzurum’un Cumhuriyet tarihi için de önemi büyük. Erzurum Kongresi malum. Atatürk’ün Osmanlı ordusundan ayrılması burada gerçekleşti. İlk nüfus cüzdanını burada aldı, manevi hemşehri ilan edildi ve ilk mecliste Erzurum milletvekili oldu.
Erzurum’un cağ kebabı, ayran aşı ve kadayıf dolması meşhur. Cağ kebabı, döneri gözünüzde canlandırın, şimdi onun yatay halini düşünün, işte öyle pişiyor. Ancak döner gibi pideler üzerinde değil, şişe geçirilip geliyor. Şişleri de şişe geçirdikleri parçaları keserek hazırlıyorlar. Biraz az pişmiş oluyor ama inanılmaz bir lezzet. Kadayıf dolması ise cevizin kadayıfa sarılması, sonra kızartılması, sonra da şerbetlenmesi ile hazırlanıyor. İki ısırıkta tıkanırmışsınız gibi geliyor ama beklediğinizden çok daha hafif oluyor. Ayran aşı ise hamurlu bir yoğurt çorbası.
Erzurum denince bahsedilmesi gereken cağ kebabı kadar önemli bir diğer şey de Atatürk Üniversitesi. Türkiye’nin öğrenci sayısı bakımından en büyük üniversitelerinden biri. Kampusu inanılmaz büyük ve şık.