The Matrix'in Bullet time efekti (1999): Aynı sahnenin fotoğrafını (evet, fotoğraf) farklı açılardan çeken çember halinde dizilmiş kameralarla oluşturulan bullet time efekti, The Matrix'ten önce de vardı ama ilk kez bu kadar akıcı görüyorduk.
Püf noktası: Wachowski kardeşler, kameralar arasındaki (sadece birkaç santim) mesafeden kaynaklanan kesik kesik görüntüleri, bilgisayarla oluşturulan karelerle doldurarak akıcı tek bir sahne haline getirdi.
Star Wars'ın açılış sahnesi (1977): İlk Star Wars 'A New Hope'un açılış sahnesinde, bütün ayrıntısıyla gördüğümüz ve dakikalarca üzerimizden geçen imparatorluk gemisi (asıl adı Star Destroyer), tamamen maketti.
Püf noktası: İşin aslı, Star Wars için yapılan çoğu maketten küçüktü. Sadece 91 santim boyundaki gemi, bu sahne için normalde 12 kat hızla kayıt yapan bir kamera tarafından çekilip daha sonra ağır çekimde kurgulandı. Maket o kadar küçüktü ki, ikinci film için 259 santim boyunda bir yenisi yapılması gerekti. İlk maketin ışıkları sonradan çizilmişti, ikinci maketin ise kendi ışıkları vardı.
Blade Runner'ın Los Angeles'ı (1982): Geleceğin şehirlerini bolca görmüşlüğümüz var. Gayet ciddi 'The 5th Element'ten gayet cıvık 'Idiocracy'ye kadar. 'Blade Runner'da gördüğümüz 2019'un Los Angeles'ının, şimdiye kadar yapılmış en iyi füturistik şehir olduğuna, çoğu bilimkurgu sever hemfikir.
Püf noktası: 1982'de bilgisayar efekti mi varmış? Devasa Los Angeles (aslında filmde San Angeles), şimdiye kadar yapılmış en büyük şehir maketiydi ve artık kimse maket filan yapmadığı için muhtemelen hep böyle kalacak.
Püf noktası: Patlatılan Beyaz Saray, gerçeğinin 1/12 boyutundaydı ve dokuz kamera tarafından görüntüleniyordu. Şimdiye kadar havaya uçurulan minyatürler arasında en detaylısıydı. Yapımı için 450 saat uğraşılmıştı.
Püf noktası: Industrial Light and Magic (ILM), gerçekçi bir kaplama için Robert Patrick'in vücudu scan etti. Sıvı civadan Robert Patrick'e dönüşüm, basit bir morphing efektinden ibaretti. İşin zor kısmı, civanın etrafındaki görüntüleri yansıtması kısmıydı. ILM, sadece bu görev için 36 kişiyi işe almıştı. Filmde toplam 3,5 dakika görünen sıvı civa efekti için 8 ay ve 5,5 milyon dolar harcandı.
Lord of the Rings'deki Gollum (2001): Gollum, motion capture teknolojisi ile canlandırılıyordu ve aslında kendisi Andy Serkis idi.
Püf Noktası: Gollum'un bir kare görüntüsü için dört saat harcanıyordu. Bir saniyede 24 kare olduğunu hatırlayın. Sadece bir saniye için 96 saat! Yine de Peter Jackson ilk filmdeki sonuçtan memnun değildi ve daha detaylı halini görmek için bir film daha beklememiz gerekti.
Püf noktası: Dinozorlar, robotlar ve stop motion tekniği ile canlandırılacak, sadece en kalabalık sahneler bilgisayar ile yaratılacaktı. ILM, 'Terminator 2'deki başarısı sayesinde Steven Spielberg'i, bütün dinozorları bilgisayarla canlandırmaya ikna etti.