Brüksel, Belçika’nın başkenti. Flamanca ve Fransızca konuşuluyor. Fransızca biliyorsanız zaten kralsınız... İngilizce biliyorsanız sorun değil, herkes işini görecek kadar konuşabiliyor. Belçika’da genel bir kötü yapılaşma durumu var ve bu minimal de olsa Brüksel’e de yansımış. Etrafta cirit atan o aceleci kalabalığı da ekleyince, kimi zamanlar memleketi hatırlamamak elde değil.
Atomium ve Mini Avrupa
Atomium; Brüksel’in 1958’de Dünya Fuarı’na ev sahipliği yaptığı sırada yapılmış. Atomium, bir demir molekülünün 165 milyar büyütülmüş halinin heykelleştirilmiş olanı. Giriş 9 euro. Asansörle atomlara çıkabildiğiniz, her katında değişik aktiviteler, sergiler, sanat aksiyonları olan enteresan bir şey. Aslında altı ay kalsın diye yapılmış ancak turistik önem kazanınca kalıcı hale gelmiş. İlk katta Atomium hakkında bilgi alınabiliyor. En tepedeki de, muhtemelen ancak uzaktan bakılabilecek türden pahalı bir restoran. Yalnız atomdan atoma geçerkenki yürüyen merdivenler biraz klostrofobik.
Grand Place ve çişini tutamayan bronz çocuk
İşte 350.000 euro'ya patlayan maketin gerçeği, Belçika’nın eski şehir merkezi Grand Place. Bol bol bulunan kafeleriyle tam bir turist ve alışveriş mekanı. Kahve ve meşhur Belçika çikolatası için gelinecek yer burası. Çikolata demişken, Brüksel’de bir de Çikolata müzesi var. Hatta bir çizgi roman müzesi de mevcut. Grand Place’e dönersek, o meşhur bronz çişini yapan çocuk heykeli de burada. Önünde fotoğraf çektirmeden Belçika’dan ayrılan turistleri, vize kontrolü sırasında dövüyorlar.
Brüksel, Avrupa Birliği'nin başkenti. Haliyle şehir, kocaman resmi binalar kaynıyor. Avrupa Birliği Merkezi'ne ziyaretçi olarak gidebilirsiniz. Hatta oturum varsa katılabilirsiniz. Giderseniz Avrupa Birliği için bir lobi yapmadan dönmezsiniz artık.
Eğlence?
Oturup bir şeyler yiyip içmek, bu sırada da iyi müzik dinlemek istiyorsanız, geceye Ultieme Hallucinatie ile başlanacak demektir. Kulüp peşindeyseniz Fuse’u deneyebilirsiniz. Canlı müzik ve rock severler biraz havalarını alıyor, bu konuda fakir kalmış bir şehir Brüksel.
Ne yenir?
2004 çeşit bira bulunan, 7 cm kalınlığındaki menüsü ile Delirium'u ihmal etmeyin. Yalnız biraz kalabalık.
Ne zaman ve nasıl gidilir?
Brüksel'e, Türkiye'den oldukça ekonomik uçak biletleri mevcut. Belçika, yeşil pasaporta vize istemiyor. Brüksel'e vardığınızda, tramvay, otobüs ve metro seçeneklerinden en çok metroyu kullanacaksınız. Bir Paris metrosu değil ama sizi istediğiniz her yere götürüyor. Ana tren istasyonundan 1 saatte Bruge'e gidebilirsiniz. Kuzey'in Venedik’i dedikleri Bruge, tamamen başka bir yazının konusu olmasına rağmen, Belçika'ya gidildiyse mutlaka görülmesi gereken bir şehir.