Yaz saati / kış saati uygulamaları, bildiğiniz gibi güneş ışığından daha fazla yararlanmak için uygulanıyor. Kısaca bahar gelince saatleri bir saat ileri alıyoruz, sonbaharda da bir saat geriye. Bize antik uygarlıklardan miras kaldıysa da modern uygulama 1907'de düşünüldü, 1916'da savaş ekonomisi sebebiyle standart hale geldi. Yaygın değil, standart diyoruz çünkü o zamana kadar birçok ülke, ikişer üçer saatten kafasına göre ayar yapıyordu. Peki, asıl amaç nedir? Elektrik tasarrufu. Peki, mevsimlik saat uygulamaları ile enerji tasarrufu sağlanamadığının istatistiklerle kanıtlandığını biliyor muydunuz? Üstelik çalışma zamanlarını saate göre değil, güneşe göre ayarlaması gereken çiftçiliğe de zarar veriyor. Tabii Türkiye'de değil, çiftçi bile olsa çalışanların mesailerini saate göre ayarladığı diğer ülkelerde de.
Mevsimlik saatin kaynağı
Romalılar, günün güneşin göründüğü kısmını 12'ye bölen bir saat sistemi kullanıyordu. Her evde saat olmadığından, yani merkezi su saatleri kullanıldığından bu ayarlama sorun olmuyordu. Herkesin kolunda saat varken, her gün bir saatin uzunluğunun değiştiğini bir düşünsenize? Mesela Roma'da kışları bir gündüz saati 44 dakika sürüyordu, haliyle gece saati uzuyordu. Yazın ise bir gündüz saati 75 dakikaya kadar uzayabiliyordu. Buyurun en alasından yaz saati uygulaması.
1905'te İngiliz maceracı William Willett, kahvaltı öncesi bir ata binme seansında, herkesin uyuyarak bu güzel saatleri nasıl kaçırdığına hayret etti. 1907'de yaz saati uygulamasını taslak olarak İngiltere'nin dikkatine sundu. Aslında tek amacı, golf oynayacak daha fazla gün ışığına sahip olmaktı! 1916’da uygulamayı resmen kabul eden ilk ülke ise Almanya oldu. 1917'de diğer Avrupa ülkeleri, 1918'de de Amerika resmen yaz saati uygulamasına geçti.
Faydası, zararı nedir?
Olay biraz karışık
Saatlerin değişmesi, hayatı karmaşıklaştırıyor. Mesela kış saati uygulamasına geçilirken, saat 02:00'da 01:00 haline geliyor. Bu da o gece 01:00 - 02:00 arasının iki kere yaşanması demek. Taşımacılık, özellikle hava yolu sektörü, bankacılık, bilgisayar işlemleri gibi konularda gerekli dikkatin gösterilmediği durumlarda nasıl bir kaos yaşanacağını hesap edebiliyor musunuz? Ayrıca dünyanın bütün zaman dilimleri aynı saatte değişmiyor, bu da mevsimlik saat uygulamasının gerçekleştiği günün, zamanın kritik öneme sahip olduğu işlerde kâbusa dönüşme ihtimali anlamına geliyor. Peki ya orijinal tasarıdaki gibi, haftalık 20 dakikalık değişikliklerle üç haftada saati değiştirseydik? O zaman halimiz nice olurdu?