Laboratuvar ortamında her şey her zaman yolunda gitmeyebilir. Kimi bilim adamının şansına radyoaktif örümcek düşer, kimi de 21. Yüzyılın en çok satın alınan sıvısını icat eder.
Cips: 1853’te, New York’ta Moon Lake restoranında, Cornelius Vanderbilt adlı tantanacı bir müşteri, kalın kesildiği için kızarmış patateslerini mutfağa geri gönderdi. Şef, George Crum, daha ince kesilmiş ikinci partiyi gönderdi ama bunu da beğendiremedi. İnadım inat kabilinden çıkan şef, patatesleri kağıt kalınlğında kesip çılgınca kızarttı ve “al sana patates” der gibisinden müşteriye gönderdi. Vanderbilt ve dünyadaki tüm tantanacılar anısına bir dakikalık saygı duruşu lütfen.
Kola: Atlantalı eczacı John Pemberton, baş ağrısı için bir ilaç bulmaya çalışıyordu. Eline geçen malzemeleri karıştırmaya başladı. Bu malzemelerin ne olduğunu hala bilmiyoruz, çünkü Coca-Cola’nın gizli formülünü oluşturan malzemelerden bahsediyoruz. Kolanın koyu bir şuruptan gazlı bir içeceğe dönüşmesi için 8 yıl geçmesi gerekti.
Çikolata parçalı kurabiye: 1930’a kadar çikolatalı kurabiye, hamura pişerken eriyen özel mutfak çikolataları eklenerek yapılıyordu. Toll House adlı handa çalışan Ruth Wakefield, mutfak çikolatası bitince normal bar çikolatalardan birini parçalayarak kurabiyeye ekledi. Sonuç, dünyanın en ünlü çikolata parçalı kurabiyesine Toll House markası verilmesine kadar ilerledi.
Külah: 1904’a kadar dondurma, tabakta servis ediliyordu. Missouri’de dondurma satan bir stand çok başarılı olurken komşu stand sinek avlıyordu. Dondurma standının tabaklarının bittiği gün, komşu standın sahibi Ernest Hamwi, Zalabia adlı İran işi tatlı çıtırları dondurmalar için tabak olarak kullanmayı önerdi. Ne yazık ki patenti, önce davranan Italo Marchiony adlı bir İtalyan kaptı.
Şampanya: Şampanyayı icat eden Dom Pierre Perignon, aslında şaraptan köpükleri çıkarmaya çalışıyordu. Çünkü 17. yüzyılda şarapta köpük olması, kötü işçilik anlamına geliyordu. Siyah üzümlerden beyaz su çıkarmann yolunu bulan Dom Perignon, soğuk havadan dolayı uzun süren fermantasyon sırasında, şarapların köpürmesine engel olamıyordu. Lanetler okuyup karbondioksit dolu şarabını piyasaya sürdü ve İngiliz aristokratlar şaraba bayıldılar!
Sakarin: Yapay tatlandırıcıların anası Sakarin, Constantin Fahlberg adlı kimyagerin elini yıkamaya üşenmesi sonucu icat edildi. Yıllardan 1879’du ve Fahlberg, kömür tozunu nasıl değerlendirebileceğine dair denemeler yapıyordu. Eve döndüğünde yediği ekmeklerin aşırı tatlı olduğunu farketti. Hamuru tatlı yapan, elindeki kömür tozuydu!