24 Kasım 1968’de İstanbul’da ikinci erkek çocukları dünyaya gelen Nevin ve Osman Korkmaz çifti çocuklarına “Cesur” adını koymaya karar verir. Ne var ki “nüfus memuru” engeline takılırlar ve çocuğun adı Cesur değil Bülent olur. Küçüklüğünden itibaren Vefa Stadı’nın yakınındaki okulunun bahçesinde, sokaklarda, boş arsalarda arkadaşlarıyla top peşinde koşan Bülent, ailesinin Florya’ya taşınmasıyla Galatasaray’ın antrenman tesislerinin dibine gelir. Zaten futbolcu olmayı arzulayan küçük çocuğun hayallerinde artık futbolculuk ve bir gün o kapıdan içeriye girip sarı-kırmızılı formayı giymek birlikte yer alır.
Bülent’in rüyası 11 yaşında gerçeğe dönüşür: Mahallede arkadaşlarıyla top oynarken seyrettikleri çocuktaki yeteneği fark eden Galatasaray altyapı hocalarının “Hemen yarın antrenmana geliyorsun” demeleri Galatasaray’la geçireceği bir ömrün başlangıç noktasıdır. Kısa sürede kendini gösteren, diğer çocuklar arasında sivrilen Bülent, Galatasaraylı miniklerin yakaladıkları başarılarda önemli pay sahibi olur ve Genç Takım’a yükselir. Burada da yine Türkiye şampiyonluğu gibi ciddi başarılara imza atan ekibin içindedir.
Bülent Korkmaz’ın Genç Takım’da gösterdiği üst düzey performans A Takım hocaları Derwall ve Mustafa Denizli’nin de dikkatini çeker. Böylece 1987-88 sezonunda A Takım’la idmanlara çıkmaya başlayan Korkmaz, aynı yıl profesyonel sözleşmeye imza atarak Galatasaray altyapısından yetişip A Takım’a kadar yükselir. Ertesi sezondan itibaren takımın değişmez isimleri arasına giren genç futbolcu yaşına rağmen özellikle Avrupa Kupası maçlarında gösterdiği büyük mücadele ile gittikçe ön plana çıkar.
“Avrupa Kupaları’nda 100 maç oynama” barajını aşan ilk Türk futbolcu olan Bülent Korkmaz, görevine son verilen Alman teknik adam Skibbe’nin yerine şimdi bir kez daha sevdalısı olduğu sarı-kırmızılı takıma, Florya’ya geri döndü. Çıktığı ilk maçın yine bir Avrupa Kupası maçı olması belki de kaderin bir cilvesiydi. Fakat kötü günler geçiren Galatasaray’ın Bordeaux’yu 4-3 yenerek UEFA Kupası’nda yoluna devam etmesini sağlayarak iyi bir başlangıç yaptı. Dediğimiz gibi bundan sonrası ne olur bilinmez. Ama bilinen onca sene başka hiçbir takımda oynamayan, Galatasaray’la özdeşleşen Korkmaz’ın özellikle kendisini çok seven taraftar nezdinde büyük bir kredisi olduğu. Kim bilir belki de Fatih Terim’den sonra yeni bir teknik direktör efsanesinin daha doğuşuna tanıklık ederiz, kazanan Türk futbolu olur...