Havanın yağmurlu ya da güneşli olması, keyfinizin bozuk ya da yerinde olması, hatta boş zamanlarınızın çok ya da az olması bile fark etmez. Eğer Beyoğlu’nu ikinci eviniz olarak benimsediyseniz, şartlar ne olursa olsun haftanın büyük bir bölümünü orada geçirirsiniz. Burada bahsettiğimiz İstiklal Caddesi’ni bir aşağı bir yukarı arşınlamak değil tabii. Konumuz, elinizde kitabınızla kafanızı dinlemek için ya da arkadaşlarınızla güzel bir muhabbet ortamı için takılabileceğiniz “özellikli” kafeler.
Bir şehrin gerçekten tadını çıkarmanın en önemli yollarından biri de kafelerinden iyi yararlanmaktan geçer. Okul çıkışı arkadaşlarla uğrayıp bir şeyler içmek için ya da acilen okunması gereken bir kitaba konsantre olmak için gidebileceğiniz farklı mekânları bilmek, evin dışında geçen vaktinizin daha güzel olmasını sağlar. Burada bahsettiğimiz iki masa-iki sandalyeden oluşan, yırtık menülü yerler değil. Daha çok, özellikleriyle akılda kalan ve kulaktan kulağa ünü yayılan güzide mekânlar. Madem hal böyle, o zaman mekân turumuza bu ay İstanbul’un Avrupa yakasının gözünün nuru, Beyoğlu ile başlayalım.
Kum Saati: Asmalımescit çeşit çeşit kafelerle ve restoranlarla dolu. Hepsinin kendine özgü bir tarzı var. Kum Saati de bunlardan biri. Loş ortamı, hafif müzikleri ve aromalı kahveleri ile eğlenceliden çok nezih diyebileceğimiz bu mekan da aslında genellikle öğrencileri ağırlıyor. Özellikle kitabınızı alıp bir köşede okumak istiyorsanız ya da duvarları binbir resimle kaplı bir kafede oturmak hoşunuza gidiyorsa, size Kum Saati’ni tavsiye ediyoruz.
Bir şehrin gerçekten tadını çıkarmanın en önemli yollarından biri de kafelerinden iyi yararlanmaktan geçer. Okul çıkışı arkadaşlarla uğrayıp bir şeyler içmek için ya da acilen okunması gereken bir kitaba konsantre olmak için gidebileceğiniz farklı mekânları bilmek, evin dışında geçen vaktinizin daha güzel olmasını sağlar. Burada bahsettiğimiz iki masa-iki sandalyeden oluşan, yırtık menülü yerler değil. Daha çok, özellikleriyle akılda kalan ve kulaktan kulağa ünü yayılan güzide mekânlar. Madem hal böyle, o zaman mekân turumuza bu ay İstanbul’un Avrupa yakasının gözünün nuru, Beyoğlu ile başlayalım.
| Naregatsi: Halk arasında Naregatsi diye bilinse de esas adı Naregatsi Art Gallery Cafe’dir ve adındaki her kelimeyi hak ederek almıştır. Böyle bir dekor varken ortamdan sanat galerisi diye bahsetmemek, sadece kafe deyip geçmek çok yüzeysel bir davranış olur. Mekânın yeri çok kolay. Taksim’den aşağıya doğru bırakıyoruz kendimizi ve az ileriden sağa dönüp Sakız Ağacı sokağına giriyoruz. Yıllardır değişmeyen tabelasıyla Naregatsi yazısı karşımıza çıkıyor. Mekân çok büyük değil aslında ama her ayrıntıyı görmek istiyorsanız uzun süre etrafı incelemekte fayda var, çünkü her yerde bir şeyler asılı. Tavandan sarkan sandalyeleri ve masaların arkasında duran vitrin mankenleriyle kafede bir dolu alâkasız eşya garip bir uyum yakalıyor. Yiyecek içeceklere gelirsek... Alkol hariç neredeyse her çeşit içecek var. Özellikle renkli gazozlar ve aromalı kahveler, Naregatsi’nin menüsündeki en dikkat çeken maddeleri oluşturuyor. Ermeni yemekleri sunan kafe, özellikle klasik ortamlardan sıkılmış olanlar için birebir. |
| Kafika: Yine halk arasında takma adıyla bilinen bir mekânla karşı karşıyayız. Kafika, uzun adıyla Kaçırdığınız Filmler Kahvesi, size muhteşem bir kombinasyon sunuyor: Film ve yemek. Buraya ulaşmak için rotamızı İstiklal Caddesi’nden biraz kaydırıp, Cihangir tarafına döndürüyoruz. Bolahenk Sokak’ta ikamet etmekte olan Kafika kurulduğundan beri filmkolikleri mutlu eden bir yer olma özelliğini sürdürüyor. Arkadaşlarla şöyle bir yandan yemeğinizi yiyip bir yandan da film seyretme isteğindeyseniz, zaten alternatif olarak gidebileceğiniz tek yer kendi eviniz. Gitmeden önce film arşivine ya da menüye göz atmak gibi bir ön hazırlığa girecekseniz, Kafika’nın web sitesi (www.kafika.com) size yardımcı olmaya hazır. |
| Mihrimah Sultan: Adını önce itinayla okuyoruz, sonra itinayla söylüyoruz, ardından da itinayla hatırlıyoruz. Bunu yapmadığımızda nasıl olduğunu tam çözemesek de bir süre sonra bu kafeyi bilen insanların yarısı “ya hani bir yer vardı, adı neydi, mih’le başlıyordu, mihriban olabilir mi?” diye sayıklamaya başlıyor. Tünele yaklaşırken sol tarafta kalan Kumbaracı Yokuşu’ndaki Mihrimah Sultan Çay Bahçesi evimizin arka avlusu hissini yaratarak gönlümüzde yer eden, biraz gözden uzak, gizli bir mekân. İç mekânı rahat kanepeleri ile sıcak bir ortam oluştururken, arka bahçesi ise taş duvarı ve bahçeyi çevreleyen yeşillikleriyle sakin bir his yaratıyor. Ev yemekleri, çeşitli kahveleri ve özellikle nargilesiyle ünlü olan Mihrimah Sultan, İstiklal Caddesi’nden saklanmak, caddenin karmaşasına tekrar karışmadan önce biraz kafa dinlemek için harika bir köşe. |
| Leman: Leman dergisinin mekanı olması dolayısıyla etrafta dergiden alışık olduğunuz karakterlerin çizimlerini göreceğiniz, kendinizi bu tanıdık yüzlere bakarken aile arasında gibi hissedeceğiniz bir mekân da Leman Cafe. Derginin binasında yer alan mekân, İmam Adnan Sokak’ta sağ tarafta. Her an mizah insanları ile karşılaşabileceğiniz bir mekân olan Leman’da stand-up gösterileri de yapılabiliyor. Çok alengirli bir menüsü olmayan mekânın müşterisini esas olarak öğrenciler ve dergi okurları oluşturuyor. | |
| Limonlu Bahçe: Galatasaray Lisesi’nin yanından sola dönüyorsunuz ve ileride sağ tarafta bulunan Limonlu Bahçe’yi icabında sora sora da olsa buluyorsunuz. Bir kez gittikten sonra da zaten her Beyoğlu’na çıkışınızda “acaba oturup bir şeyler içsek mi ya?” diye düşünüyorsunuz. Limonlu Bahçe’nin ortamı bir harika. Yeşillikler arasında doğal bir dekorasyona sahip olan mekânda hamak bile var. Menüye gelirsek de dünya mutfağından yemekler ve çeşitli limonata kokteylleri ile sizi memnun etmekte zorlanacağa benzemiyor. İster brunch için ister bir bardak limon kokteyli için uğrayabileceğiniz hoş ve şık yerlerden biri, Limonlu Bahçe. |
| Melekler Kahvesi:Diğer bir adı da Dezanj olan Melekler Kahvesi, Taksim’den Tünel’e doğru inerken sol tarafta, Ayhan Işık Sokak’ta bulunmakta. Türk kahvesine bedava fal bakma ve kafede tarot falı açma geleneklerini başlatan yerlerden biri olan Melekler Kahvesi’nde tabu, jenga gibi oyunlar da mevcut. Kızlara özel olan alt katındaki büyük minderli odaları ise gönül rahatlığıyla yayılabilme imkânı veriyor. |